Moskova’nın Şifresi Temel

Moskova’nın Şifresi Temel

ilk filmi Sümelanın şifresi olan temelin serüveni moskovada devam ediyor.Adem kılıç’ın yönetmenliğini yaptığı filmde kahkahalar devam edecek gibi görünüyor.

Yönetmen: Adem Kılıç

Oyuncular: Alper Kul, Ruhi Sarı

Yapım Yılı: 2012

Moskova’nın Şifresi Temel Vizyon çıkış Tarihi – 23 Kasımda Sinemalarda

 

Moskovanın şifresi temel kamera arkası görüntüleri

YouTube Preview Image

Moskovanın şifresi temel Fragman 1

YouTube Preview Image

Moskovanın şifresi temel Fragman 2

YouTube Preview Image

Moskovanın şifresi temel Fragman 3

YouTube Preview Image

Moskovanın şifresi temel film ekibi horon görüntüleri

YouTube Preview Image

 

Moskovanın şifresi film ekibi ve çekimleri resimleri

Fotoğraf: Senaristin günlüğü - Ağlamak istiyorum sayın seyirciler!..</p> <p>Mayıs ayı… Üçgen Yapımevi'ndeyiz. İlk okuma provası ve herkes neşeli. Ruhi Sarı, Alper Kul, Recep Altay, Çetin Altay, İsrafil Köse, Adem Kılıç ve Necip Memili bir gol sonrası sevinç yumağı oluşturan futbolcular gibi kenetlenmiş. Göremediğiniz karelerde ise Turgut Yasalar ve Salih Kalyon timsah yürüyüşü yapıyor… Ercan Özkan elini kalbine götürüp tribünlere koşuyor… Aslıhan Güner, Duygu Şen ve Ayşegül Günay yan yana dizilip Roberto Carlos gibi akrep taklidi yaparak seviniyor…

Fotoğraf: Senaristin günlüğü - Ortam dinleme uzmanı Fatih…</p> <p>Günün yirmidört saati en hassas sesleri dinleyen ses teknisyenimiz Fatih'in kulakları adeta bir antene dönüştü. İnsanların kendi aralarında fısıltıyla konuştuğu sesleri bile duyuyordu. Akçaabat'ın tepesinde çalışırken, Nihat Usta'dan gelecek yemeklerin muhabbetini duyan Fatih, bize hemen “Yemekte köfte - piyaz var.” diye bilgi veriyordu. Fakat işi bitip otele dönenlerin bile seslerini duymaya başlayınca tatsızlıklar başladı.<br /> Tam bir CIA uzmanına dönüşen Fatih, onlarca kilometre öteden Necip Memili'nin kendisi için söylediklerini duyuyor ve hemen arayıp, “Ayıp ayıp, yüzüme karşı söylesene. Niye arkamdan konuşuyorsun?” diye hesap soruyordu. Bir süre sonra işaret dilini geliştirdik de Fatih'in dinleme alanından çıktık.

Fotoğraf: Senaristin günlüğü - Kuymak istiyrım laa!..</p> <p>Moskova'da son gün ve son çekim. Hasretlik tavan yapmış, herkesin gözü saatte. Temel, Moskova sokaklarında kankisi Turgay'ı arıyor. Sanat yönetmenimiz ve defansımızın bel kemiği Erhan iç çekerek, “Trabzon'a gider gitmez bir tencere kuymak yiyeceğim.” dedi ve Alper'in ayarını bozdu. Kendisi de bir kuymak manyağı olan Alper, Rusların şaşkın bakışları arasında avaz avaz, “Kuymak istiyrım laaa!.. Beni duyaymisınız? Çabuk kuymak getirın bağa…” diye bağırmaya başladı. Kuymak gelmediği gibi bir de pis pis baktılar.

Fotoğraf: Senaristin günlüğü - Ha gelduk Moskova'ya, uç gun uç gece yoldan… </p> <p>Moskova'nın Şifresi Temel ekibi olarak üç saatlik bir yolculuk sonrasında Demetova Havaalanı'na indik. İstanbul'dan üç saatte geldiğimiz havaalanından Cosmos Otele üç saatte gidemedik. Ekibi otele götüren otobüsün şoförü, “Telaşlanmayın, kalacağınız otele daha on kilometre var.” dedi. Her bir kilometreyi on dakikada aldığımızı düşünen nikotinman arkadaşlar paniğe kapıldı. İsyan çıkararak, zaten gidemeyen otobüsü zorla durdurup, indiler. Birer sigara tellendiren isyancılar otobüse binmeyerek yürümeyi planladılar. Akılları sıra yollardaki tabelalara bakarak otele ulaşacaklardı. Ama Kiril alfabesinde 'pectopah' yazılan şeyin 'restoran' olduğunu öğrenince kurda kuşa yem olma korkusuyla yine durmakta olan otobüse bindiler.

Fotoğraf: Senaristin günlüğü - Turgut Hoca bizi diskoya götür… </p> <p>Ekip olarak Turgut Yasalar mihmandarlığında metrodayız. Neden Turgut hoca diye soranlarınız olursa, Putin'in akrabası ya da Moskova'nın yerlisi filan değil, sadece bizden iki gün önce Moskova'ya geldiği için doğal liderimiz oldu. Moskova metrosu ayrı bir dünya… Her faninin binmesi gerek. Moskova'nın altını kılcal damarlar gibi oymuşlar. Bizim İstanbul metrosunun taytay durduğunu düşünürsek dört katlı Moskova metrosunun maraton koştuğunu söyleyebiliriz. Liderimiz Turgut hocanın olağanüstü gayretiyle fire vermeden Türk lokantasına kapağı attık. Ezo gelin çorbasını ve Adana Kebabı'nı gören ekip elemanları türküler söyleyip halaylar çekmeye başladılar.

Fotoğraf: Senaristin günlüğü - Ve motor!..</p> <p>Adem hocanın yönetiminde ekip sezonu açtı. Heyecan dorukta. Hava, saha ve zemin film çekmeye elverişli. İlk maçımız Kızılmeydan'da. Moskova'nın eşsiz güzelliği arkada, önde bizim Temel ve Turgay… Hakem 'motor' diyor ve çekimler başlıyor. Adem hoca bir saniye bile yerinde oturmuyor ve ekibin beynini yıkayıp motivasyonu en üst düzeye çıkarıyor. “Bizim karakterimize en uygun sistem, toplu hücum toplu müdafaa…” diyerek herkesi her yerde oynatan hocamız sayesinde ilk sahneden galibiyetle ayrılıyoruz. (Turgut abiyi film çekiyor diye düşünmeyin. Marc III'le kamera arkasını çekiyor.)

Fotoğraf: Senaristin günlüğü - Belediye Yemek Yardımı Yapıyor</p> <p>Moskova'daki çekimlerde hiç aksama yaşamamak için olağanüstü çaba gösteriyoruz. Bu yüzden çekimler neredeyse yemeği hemen oracıkta yiyoruz. Öyle masa kur, sandalye bul, uğraşacak halimiz yok. Bazen caddenin tam ortasında yemek dağıtılıyor ve ekip olarak ayaküstü yemeğimizi yiyoruz. Moskova'nın işlek bir caddesinde yemek kuyruğunda beklerken tanımadığım birkaç Rus gördüm önümde. “Acaba prodüksiyondan mı, ya da Alisa'nın ekibinden mi?” derken durum anlaşıldı. Moskova Belediyesi yemek yardımı yapıyor zannedip arkadaşlar da kuyruğa girmişler.

Fotoğraf: Senaristin günlüğü - Caniiim!..<br /> Turgut Yasalar, Avrupa Karate Şampiyonası finalinde karşılaştığı Rus Olga Semyova'yı yenerek altın madalya kazandı. Rakibine tek bir puan bile vermeyen Yasalar, hiç zorlanmadan maçı kazandı. Şaka şaka… Turgut abi, Temel ve Turgay'ın Abromoviç ve adamlarından kaçtıkları bir park sahnesi çekimi sırasında figürasyon için gelen iki Rus oyuncuya sahneyi tarif ediyor. Kızlarda İngilizce ve Türkçe, Turgut abide de Rusça olmayınca iletişim biraz mantara bağladı ama sonuçta nasıl oynamaları gerektiğini gösterdi. Keşke araya bu kadar mesafe koymasaydın abi.

Fotoğraf: Senaristin günlüğü - Domates ve reçel istiyoruuuuuz!..</p> <p>Rusya'da 5. günümüz. Kahvaltı kültürümüz hiç uyuşmuyor. Domates, salatalık, reçel, sivri biber, zeytin, bal, beyaz ve kaşar peynire olan özlem had safhada. Ekip isyanlarda; Serkan, Gamze, Ercan ve Fatih bir köşede memlekete kaçma planları yaparken, ekibin diğer bir kısmı da Arbat sokakta yürüyüş yaparak durumu protesto ediyordu. Çarli, Tuba, Serdar, Ozan, Murat, Barış ve Serdar'ı, “Domates ve reçel istiyoruz!.. Kaşar peyniri hakkımız, söke söke alırız…” gibi sloganlar atarak yürürken görüyorsunuz. Ertesi gün Alisa ve ekibi inanılmaz bir şıklık yaparak sette Türk usulü bir kahvaltı hazırladı. Artık protestonun etkisiyle mi oldu bilmiyorum.

Fotoğraf: Ruslar'ın kulak temizleme çöpleri hiç kullanışlı değil!</p> <p>Temel ve Turgay, Abrat Sokakta Abromoviç'i aramaktadır. Karikatüristlerin, ressamların, sokak müzisyenlerinin ve kafelerin yer aldığı bu caddede Temel yine sivriliğini yaptı. Bir hediyelik eşya mağazasının önünde duran Temel, Kızılmeydan'daki soğan kubbeli Aziz Vasili Kilisesi'nin minyatürünü kulak temizleme çubuğu zannederek kulağına soktu. Sonra da yanındaki Turgay'a dönerek, “La Durgay, habuların kulak temizleme çubuklari hiç kullanişli değildu. La az kalsun kulak zarumi deliydım.” dedi.

Fotoğraf: Senaristin günlüğü - Temel Zuhal'i tarttı!</p> <p>Aslıhan, gurme sayılabilecek kadar ağzının tadını bilir. Samsun galamızda dönerli pideyi ilk o keşfetmişti. Trabzon'da kuymağı, hamsiyi, mezgiti, Nihat Usta'nın köftelerini hiç affetmez. Tabi bu kadar iştahlı olunca “Acaba kilo mu aldım?” kaygısı başlıyor. Moskova'daki otelimizde iyi pizza olduğunu fark eden Aslıhan pizzaya yüklendi. Bir tartı bulup tartılamayan Aslıhan, Aşıklar Köprüsü'ndeki çekimler sırasında kilodan almaktan çok bahsedince Alper dayanamadı ve Aslıhan'ı kollarına alıp tarttı. Sonuç; 57 kilo 200 gram. Aslıhan rahatladı ve çekimlere devam ettik.

Fotoğraf: Senaristin günlüğü - La Demel, yap bi andireman!..</p> <p>Temel ve Turgay, Abromoviç'ten hesap sormak için Moskova'dadır. Fakat Temel avcıyken ava dönüşür ve Abromoviç'in adamlarından kaçmaya başlar. Temel tam postu deldirecekken Trabzon'da arkadaşlarının 'yap bi andireman' diyerek yolladıkları Anastasya ile karşılaşır.<br /> Bu arada gerçek adı da Anastasya olan bu başarılı oyuncumuzun ve Rusların bir özelliğinden bahsedeceğim; hemen herkese 'caniim' diye sesleniyorlar. Ama hiç ayrımsız; Recep Tayyip Erdoğan'a da, garsona da, taksi şoförüne de, belediye başkanına da, dilenciye de, yardımcı yönetmene de, sokakta gördükleri bir kediye de… Ve herkesle gayet iyi iletişim kuruyorlar. Bu durumu fark eden Turgut abi, “Ne güzel lan, ben de herkese canim diye sesleneceğim.” dedi. Fakat başarılı olamadı. Nihat Usta'da 'caniim' diyerek garsonlardan köfte istemeye kalktı ama kimse bakmadı.

Fotoğraf: Senaristin günlüğü - Spasiba Moskova!..</p> <p>Acısıyla - tatlısıyla, yağmuruyla - kavuran sıcağıyla, şahane metrosuyla - insanı intihara sürükleyen trafiğiyle bir Moskova'nın daha sonuna geldik sayın seyirciler. Yapımda ve yayında emeği geçen bütün arkadaşlarım adına hoşça kal Moskova diyorum… Filmin galasında buluşmak üzere.

Fotoğraf: Senaristin günlüğü - Önler kısalsın arkalar kalsın amcası!..</p> <p>Çetin Altay, ilk filmimiz Sümela'nın Şifresi'nden beri sakallarını kesmemiş. Çetin'i, Yüzüklerin Efendisi'ndeki Gandalf amca gibi görünce, rolünü yanlış anladı, papazı oynayacak zannetti, diye düşündüm. Önce, sakallarını kesmek istemedi. Annesiyle berbere gelen ilkokul çocukları gibi davrandı. Bir iki kere kuaförümüz Yaşar'ı atlatıp kaçtı. Ama sonunda Adem hoca elinden tutup tekrar berber koltuğuna oturtunca sakallar gitti. Fotoğrafta, İsrafil, Ruhi ve Adem hocayı, Yaşar'a, “Kes amcası, iyice kes. Yüzü gözü açılsın.” derken görüyorsunuz.

Fotoğraf: İsrafil'in maceraları; devamlılığı olan salatalık…</p> <p>Orta Hisar'da, Turgay'ın evindeyiz. Turgay, Sinan ve Cemil tam bir garibanizmin hakim olduğu kahvaltı masasındadır. Hani zengin masaları için 'bir kuş sütü eksikti' denir ya, bizimkilerin masasında 'her şey eksik'. Bir zeytin, bir domates bir de salatalık var. Zaten fakir olan sofranın salatalığını da İsrafil yiyince çekimler aksadı.<br /> Adem hoca İsrafil'e, Lan oğlum çekimler devam ederken niye yedin salatalığı? “Abi çok tazeydi, mis gibi kokuyordu, dayanamadım.” dedi.<br /> Yukarıda, salatalığın hala kurtarılabilecek bir yerde olup olmadığını tartışırlarken görüyorsunuz. Bu arada Çetin'in, “Sindirmemiştir, ters çevirip silkelersek salatalığı düşürürüz.” önerisi kabul görmedi ve yeni bir salatalıkla sorun çözüldü.

Fotoğraf: Donya dereyaği ve Vakfıgebir ekmeği…</p> <p>Sümela'nın Şifresi Temel filmimize, “Karadeniz'in, Trabzon'un mutfağını, folklorünü az tanıttığımız” yönünde bir eleştiri almıştık. Moskova'nın Şifresi Temel filminde bunu dikkate aldık ve Temel'le, Zuhal'in ilk kahvaltı sahnesine yığdık Tonya tereyağını, Vakfıkebir ekmeğini, kuymağı, köy peynirini, Rize çayını… Sofra adeta, Karadeniz mutfağı tanıtım fragmanı gibi oldu. Ama iyi oldu. Afiyet olsun!..

Fotoğraf: Senaristin günlüğü - Çıkarın ayfonları yazılı yapıcam…</p> <p>Trabzon'da ilk çekim günümüz. Filiz'in Zuhal'e, Moskova'dan gelen acı haberi verdiği sahneyi çekeceğiz. Set kurulana kadar Duygu ayfonundan habire oyun oynuyor ve bir türlü kara haber moduna giremiyordu. Adem hoca sınıfa aniden girip, habersiz yazılı yapan öğretmenler gibi Duyguya yaklaştı ve “Yine mi oyun oynuyorsun?” diye sordu. Duygu, ayfonunun ekranını kağıdını gösteren öğrenci gibi göstererek, “Valla dersime çalışıyorum hocam.” dedi.

Fotoğraf: Senaristin günlüğü - Tavuğun dayısından izin aldık!..</p> <p>Sümela'nın Şifresi Temel filmimizde bir çocuk oyuncumuzun dayısı, gerekli izinlerin alınmasına rağmen, 'aileden izin alınmadığını' öne sürerek yapımcımıza dava açmıştı. Sütten ağzımız yanınca Moskova'nın Şifresi Temel filminde her şeyi üfleyerek yemeye başladık ve bir sahnemizde rol alan tavuktan da izin aldık. Yalnız tavuk deyip geçmeyin, sabahtan akşama kadar süren çekimlerde gıkını çıkarmadan oynadı. Düşünün, bu süre zarfında bizim İsrafil sıkılıp, Varlıbaş AVM'ye gitti ve çekimleri yarım saat aksattı.

 

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 8.5/10 (6 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: +2 (from 4 votes)
Moskova'nın Şifresi Temel, 8.5 out of 10 based on 6 ratings
Bu Konuya Yorum Yazılmamış.
Paylaşım Hakkında Yorumunuz Bizim İçin Önemlidir